Nagehan Alçı: Yapılmak istenen ekleme anlamsız ve çok korkutucu

Nagehan Alçı: Yapılmak istenen ekleme anlamsız ve çok korkutucu
Habertürk yazarı Nagehan Alçı, başörtüsü düzenlemesiyle birlikte aile tanımının değişmesini öngören çalışmaya tepki gösterdi. Alçı, "24. madde ile birlikte aileyi düzenleyen 41. maddede durmak gerekiyor. Burada yapılmak istenen ekleme anlamsız, mevcut bir soruna işaret etmiyor ve çok korkutucu!" dedi.

Habertürk yazarı Nagehan Alçı, başörtüsü konusunda AK Parti'nin yaptığı çalışmaya tepki gösterdi. 41. maddede aile kavramını değiştirmek isteyen AK Parti'nin bu çabasının korkunç olduğunu ifade eden Alçı, LGBT bireylerin cadı avının hedefi haline geldiğini söyledi.

Bugünkü yazısında Nagehan Alçı, aileyi düzenleyen 41. maddenin değiştirilmesi isteğiyle ilgili değerlendirme yaparak, şu ifadeleri kullandı:

MEVCUT BİR SORUNA İŞARET ETMİYOR VE ÇOK KORKUTUCU

"24. madde ile birlikte aileyi düzenleyen 41. maddede durmak gerekiyor. Burada yapılmak istenen ekleme anlamsız, mevcut bir soruna işaret etmiyor ve çok korkutucu!

Türkiye’de eşcinsellerin evlenmesi yönünde toplumsal bir talep var mı? Bu bir tartışma konusu mu? Sosyolojik bir gerçeğe dayanıyor mu? Durduk yere aile tanımını "Kadın ve erkekten oluşur" diye detaylandırmanın ne manası var?

Bırakın evlenmeyi 'Ben LGBT’yim' diye sokağa çıkmak dahi son yıllarda imkansız hale gelmiş durumda.

Dünyanın birçok başkentinde bir şenlik havasında yapılan ve yıllarca Türkiye’de de gayet rahat bir şekilde organize edilen LGBT Onur Yürüyüşü bu yıl 26 Haziran'da yapılamasın diye Taksim’in yüzlerce polis tarafından abluka alındığını, çevre yolların kapatıldığını gayet net hatırlıyorum mesela. O gün eve ulaşamamış, çocuklarla saatlerce yolda kalmıştık yollar kapandığı için.

EŞCİNSEL BİREYLER BİRKAÇ YILDIR CADI AVININ HEDEFİ HALİNE GETİRİLDİLER

Eşcinsel bireyler son birkaç yıldır adeta bir cadı avının hedefi haline getirildiler. İstanbul Sözleşmesi’nde onlar üzerinden olmayan bir hayalet yaratıldı, sözleşmenin eşcinselliği özendirdiği gibi temelsiz bir şey uyduruldu, biz kadınların kadına karşı şiddet ile mücadelede en büyük kozlarından biri olan sözleşme erkekler tarafından lağvedildi.

Şimdi 41. maddeye eklenmek istenen ile "Ben muhafazakarım, aileye, geleneksel değerlere sahip çıkıyorum" demek için LGBT bireyler araçsallaştırılıyor ve muhalefet sıkıştırılmak isteniyor.

Halbuki eskiden LGBT yürüyüşlere izin verilmezken bu konudaki özgürlük AK Parti iktidarları ile gelmişti. Tıpkı Ateizm Derneği gibi derneklere gelen özgürlük gibi.

Bu konuda akademisyen Volkan Ertit’in çalışmaları var. Doktora tezinde hem LGBT hem de deklare ateizm derneklerinin AK Parti döneminde normalleştiğini somut örnekleriyle ortaya koyuyor ve Erdoğan öncesinde bu derneklere de yasak getirildiğini belgeleri ile kanıtlıyor. Ancak LGBT gibi bu derneklere de son dönemde yeniden cadı avı başladı mı, bakmak gerekir…

Temel insan hakları ile ilgili referandum yapılamaz. LGBT bireylerin yaşam ve tercih hakkını savunmak bu bireylerin tercihlerini onaylamak, doğru bulmak ya da desteklemek demek değildir. Herkesin kendi gibi olma ve yaşama hakkına asgari saygı duymaktır bu. Şayet popülizm dalgasına kapılır bu hakkı ötekileştirilmiş bir grup olan LGBT’lerin elinden alırsak yarın başka grupların da aynı şekilde ötekileştirilmeyeceğini, kriminalize edilmeyeceğini kim garanti edebilir?

6'LI MASA İÇİN ÖNEMLİ BİR TEST

O nedenle 41. maddeye eklenmek istenen değişiklik 6’lı masa için önemli bir test. Bakalım popülizm dalgasına karşı tabanlarına doğru olanı anlatıp ilkesel bir duruş sergilemeyi başarabilecekler mi?

Ben 3 muhafazakar partinin bu konudaki görüşlerini öğrenmeye çalıştım. Hem Gelecek, hem Deva hem de Saadet Partisi’nin ileri gelenlerine tartışılan anayasa değişikliğine nasıl baktıklarını sordum. Açık söyleyeyim hiçbirinden net bir cevap alamadım."

HABERE YORUM KAT
Keşfet