Saflar gevşiyor olabilir! AK Parti'de çözülme mi başlıyor?
Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca bugünkü köşe yazısında çeşitli açıklamalarda bulundu. Karaca'nın yazdıkları AK Parti'de bir çözülmenin başladığını ima eder nitelikteydi.
Bilindiği üzere AK Parti içerisinden iki ayrı parti daha çıktı; DEVA Partisi ve Gelecek Partisi. DEVA Partisi kurucuları arasında yer alan Mehmet Emin Ekmen'in söyledikleri AK Parti'de yaşanan revizyonu gözler önüne serdi. Ekmen, AK Parti'de kurucu olan 84 kişinin 76'sının artık AK Parti'de olmadığını, 22. dönemdeki 53 milletvekilinden de 50'sinin AK Parti'de bulunmadığını söyledi.
Karaca da Ekmen'in bu sözlerini köşesine taşıdı ve "AK Parti’nin artık AK Parti olmadığının sayılarla kanıtı adeta" dedi.
AKP AK Parti güzellemesi yapmaya başladı
Karaca, "Şimdi partinin hiçbir yerinde bulunmayan o 84 kurucunun tamamı, 'Siz Erbakan’ı, koalisyon ortağı olan parti üzerinden yolsuzlukla ilişkilendirdiniz, ama biz 'yenilikçiler'in ayrılarak kurduğu parti, bu ithamların altında kalmayız ve kalmadığımızı da göstereceğiz. Temiziz ve ülkenin temizlenmesinin, karanlıkta hiçbir şey kalmayana dek aydınlanmasının teminatıyız” demiş oluyordu o ampul ve 'AK' etiketiyle. Gün oldu devran döndü, o günlerde AK Parti’nin görece hukuka dayanan, demokrasiyi savunan, mafyayla savaşan dönemlerinde bu partiye ısrarla 'AKP' diyenler, AK Parti’nin gücüne güç kattığı, rant dağıttığı ve artık sadece 'AKP' olduğu zamanlarda 'AK Parti' güzellemesi yapmaya başladı" dedi.
Davanın ne olduğunu hatırlayan yok
Habertürk yazarı, "Dava’ kuruluş yıllarında Türkiye Cumhuriyeti'ni horgörüden arındırmak ve demokratik esaslar çerçevesinde kimlikler üzerindeki baskıyı kaldırmaktı. Hukuk ve demokrasi dışı unsurlarla mücadele etmekti. 2009’dan itibaren "Ümmetin hayrı için çabalamanın ve mazluma sahip çıkmanın sathını oluşturmak" oldu. 2013’ten itibaren sokak hareketleri ya da paralel devlet yapılanmaları gibi sandık dışı yollardan milletin iradesini gasp edecek tutumlara karşı olmaktı dava. 2015’ten itibaren Türk dış politikasını millileştirmek ve artan terör eylemlerine karşı ülkeyi Suriye merkezli tehlike ve ithamlara karşı korumaktı. 2016’dan itibaren darbecilerle mücadele ve FETÖ olarak formüle edilen karmaşık bir yapıya karşı devleti yeniden onarmaktı. 2017’den itibaren ise 'dava' iktidardaki 'bizim' adamların ‘kimseye hesap vermek zorunda kalmadan’ rahat rahat yönetebilmelerini sağlamak oldu. Yıllarca başkanlık sistemi olarak anlatılan ve her anlatılışında kulağa hep daha demokratik gelecek nüansları öne çıkarılan değişimin ucundan çıka çıka Türk tipi başkanlık çıktı. Günün sonunda Latin Amerika ülkelerini çağrıştıran 'Krizlerle yaşıyorum' ve 'Skandallara doyamıyorum' modelinde nefes almaya çalışan bir toplum olduk. Davanın ne olduğunu hatırlayan yok" ifadelerini kullandı.