Selahattin Demirtaş: Çanakkale Şehitliği'ni ziyaret ederek çiçek bırakmayı isterim
HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP'nin bir Türkiye açılımı yapmak durumunda olduğunu ifade ederken, örnek olarak Çanakkale Şehitliği'ni ziyaret edip çiçek bırakmak istediğini verdi.
Halk TV yayıncıları Timur Soykan ile Şule Aydın'ın sorularını yanıtlayan Selahattin Demirtaş, "Türkiye Açılımı" sözlerinin ne anlama geldiğini daha detaylı bir şekilde dile getirerek, şunları söyledi:
ÇANAKKALE ŞEHİTLİĞİ'Nİ ZİYARET EDEREK ÇİÇEK BIRAKMAYI İSTERİM
"Türkiye toplumunun bölünme korkusunu, silah, şiddet, terör korkusunu ortadan kaldıracak barış politikaları, birlik söylemleri üretmeliyiz. Daha fazla üretmeliyiz. Çünkü buna gerçekten inanıyoruz. Dolayısıyla gerçekten inandığımız şeyi daha somut ve cesurca gösterebilmeliyiz. Örneğin, Çanakkale Şehitliği'ni ziyaret ederek çiçek bırakmayı, dua etmeyi, orada yatanlar gibi yan yana durmamız gerektiğini göstermek isterim. Bunun gibi somut bazı mesajlar toplumu rahatlatır ve toplumun tüm kesimleri derdimizi, çözümlerimizi daha içten dinlemeye başlar.
SİLAH MESELESİNİ İKNA YOLUYLA ÇÖZEBİLİRİZ
Biz bu silah, şiddet, savaş meselesini kalıcı olarak ve diyalogla, ikna yoluyla çözebiliriz. HDP’nin buna gücü var ve bunu Türkiye toplumunu daha fazla kucaklayarak yapmalıyız ki, demokrasiyi büyütecek toplumsal zemini ve desteği yakalayabilelim.
EKONOMİK KRİZİN NEDENİ İÇ VE DIŞ DÜŞMANLARDIR
Faşizmin kitle desteği sağlayabilmesinin en önemli nedeni, karmaşık sorulara basit yanıtlar vererek halkı ikna edebilmesidir. Bu açıdan günümüz Türkiye’sindeki durum, Hitler Almanya’sından da Mussolini İtalya’sından da farklı değildir. Güçlü bir lider etrafında kenetlenmiş millet arayışı vardır. Slogan tek millet, tek devlet, tek ülkedir. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır, bekadan daha önemli bir konu yoktur ve her sorunun kaynağı iç ve dış düşmanlardır. Ekonomik krizin nedeni iç ve dış düşmanlardır. Dolayısıyla bir iç ve dış düşman fenomeni etrafında tüm toplum konsolide edilmeye çalışılır.
AKP-MHP iktidarının algısal olarak yaratmaya çalıştığı en ciddi iç düşman ise HDP ve üstü kapalı olarak Kürtlerdir. İşte HDP’nin bu tehlikeyi görüp buna göre önlem alması gerekir.
HDP TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK BİR ŞANS VE FIRSATTIR
Gerçekte HDP bırakın tehdit oluşturmayı, Türkiye toplumu için büyük bir şans ve fırsattır. O halde HDP varlık nedeni ve ilkelerine daha sıkı sarılarak kendini faşizmin inşasında kullanılmak istenen bir aparat olmaktan hızla çıkarmalıdır.
Bunun yolu elbette faşizmin dümen suyuna girmek değil, iddia edildiğinin aksine Türkiye toplumu için bir tehdit olmadığımızı ısrarlı söylem ve eylemlerimizle halka göstermektir. Demokrasiyi, barışı, kardeşliği, bir arada yaşamanın erdemini pratikte de hissettirecek adımlar atmaktır.
Eğer faşizm önümüzdeki seçimi de baskıyla, hileyle ve aldatmayla kazanırsa bu artık geri dönülmez şekilde, çok uzun yıllara yayılacak kurumsal bir diktatörlüğün inşası demek olur. Bunun ağır faturasını da Kürt, Türk demeden herkes çok acı şekilde ödemekle karşı karşıya kalır. O nedenle HDP’nin de diğer muhalefetin de çok dikkatli, özenli ve cesur davranarak bu kurt kapanından ustalıkla çıkması, toplumu olası yeni tehlikelerden koruması, kurtarması gerekiyor."