Taşgetiren: AK Parti üzerindeki MHP vesayeti ne?
Karar yazarı Ahmet Taşgetiren, bir yazı kaleme aldı. Taşgetiren, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın MHP'nin şu anda AK Parti üzerinde vesayeti var." sözlerini yazısına taşıyarak değerlendirmelerde bulundu.
İDDİA | Ankara kulisleri derinden sarsılacak! Özdağ, Bahçeli'nin yüzüğünün sırrını açıkladı
Özdağ, T24 yazarı Cansu Çamlıbel ile yaptığı son söyleşisinde "MHP'nin şu anda AK Parti üzerinde ciddi bir vesayeti var." sözlerini kullanmıştı. Özdağ, "Benim bildiğim, eski bir AK Partili bakan AK Parti'nin bütün karanlık diye nitelendirilen ilişkileriyle ilgili bir dosyayı Sayın Bahçeli'ye takdim etmiş" iddiasında bulunmuştu.
Taşgetiren, Özdağ'ın iddialarından yola çıkarak "Ümit Özdağ'ın, MHP – Bahçeli'nin sahip olduğu şeylerle ilgili iddia ettiği şey, onun kimi zaman 'provokatif' diye nitelenen hamlelerinden birisi mi, yoksa, 15 Temmuz'a giden süreçteki PDY'nin bir benzeri mi?" değerlendirmesinde bulundu.
Özdağ, Bahçeli'nin gizemli yüzük paylaşımı ile ilgili olarak "O fotoğraf o dosyayla çekilmiş. Ya da sembolik olarak o ima edilerek çekilmiş. Ama bu çok açık bir mesajdı AK Parti'ye" ifadelerini kullanmıştı.
Taşgetiren, Özdağ'ın bu ifadelerini yazısına taşıyarak, şu ifadeleri kullandı:
"AK Parti üzerindeki MHP vesayeti" ne?
Yargıdaki ve Emniyet'teki MHP nüfuzu Erdoğan'ın bildiği ve kontrol edilebileceğini düşündüğü nitelikte bir hacme mi sahip?
Bu soruyu "Erdoğan, 'alnı secdeli adamlar'a 'nüfuz alanı' açarken de onların gerektiğinde kontrol edilebileceğini" düşünmüş olmalıydı ve acaba 15 Temmuz böyle bir kontrol mekanizması olarak mı görülüyordu?
Ben "MHP liderliğinin son derece rahatsız olduğu Sinan Ateş davası Cumhur İttifakı'ındaki ilişkileri nasıl etkiliyor ya da etkileyecek?" sorusunun sorulabileceğini düşünüyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Ayşe Ateş'i kabul ettiği gün içinde (11 Haziran) sadece saatler sonra paylaştı Bahçeli o yüzüklü dosyayı…
Tesadüfün bu kadarı!
Sonra da Erdoğan Bahçeli ile görüştü… Sonra mahkeme seyri Ateş ailesinin kaygılanmasına yol açan gelişmelere sahne oldu.
Ayşe Ateş'in anlattığına gör "Sinan Ateş de adam – gazeteci dövdürmüş. "MHP liderliğinin emriyle" notu düşülüyor bu noktada… "Bazı şeyleri yapmaktan imtina ettiği için kalemi kırılmış olabilir" ifadeleri de Ayşe Ateş'e ait.
Sinan Ateş'in katlinde bir "Ülkü Ocakları iltisakı" var. Açık. Ülkü Ocakları Bahçeli'nin "evlâtlar"ı, bu da açık.
Bütün bunlar Cumhur İttifakı'nı ve Türkiye'yi yönetmekten sorumlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ilgilendirir mi? Bilmem ki… Sadece, "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" dediği gibi ben de bir daha 15 Temmuz'lar olmasın temennisini seslendirebilirim."