Terkoğlu: HÜDA Par, helal bölücülük yapıyor
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, HÜDA Par'ın Cumhur İttifakı için önemli olduğunu ifade ederek, Meclis'teki sert çıkışlarıyla "helal bölücülük" yaptığını belirtti.
Bugünkü yazısında Terkoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"HÜDA PAR, HELAL BÖLÜCÜLÜK YAPIYOR"
"Gelelim HÜDAPAR’ın özerklik teklifine…
O dönem PKK henüz özerklik, eyalet, kanton vs gibi görüşler ileri sürmüyordu. Bağımsız Kürt devleti çağrısı yapıyordu. Erdoğan’ın Kürt raporu ise "yerel parlamentolar"ın kurulduğu otonom, özerk bir çözümden yanaydı:
“Yerel parlamentoların oluşması ve merkezi devletin küçülmesi Türkiye’de tam demokrasinin yerleşmesi için önemli adımlardır.”
Erbakan, Erdoğan’a raporu için teşekkür etti. Kırılanları onarmak için, RP "Güneydoğu İzleme Komitesi" kurdu. Erbakan TBMM kürsüsünden ilk kez “Kürt” sözcüğünü telaffuz etti. Nihayetinde rapor, ülkücülerle ittifak yapmış Refah’a Kürtler ile yeniden temas kurmak için bir zemin oluşturuyordu.
İşte HÜDAPAR’ın sistematik çıkışları tam da Erdoğan’ın 1991 yılındaki raporunun işlevine denk düşüyor. Teşbihte hata olmaz, İsrail, El Fetih’e karşı Hamas’ın önünü açarak "bir miktar İslamcılık"a izin vermişti. AKP-MHP ittifakı da "Kürt Hamas'ı" sayılan HÜDAPAR’a "bir miktar Kürtçülük" yaptırarak Kürt seçmenin oylarını kazanmaya çalışıyor.
Önümüzdeki dönemin siyasi planlaması iktidar adına iki kritik adıma dayanıyor. Birincisi, CHP’nin bütün ittifaklarından arındırılarak DEM Parti ile başbaşa bırakılması. İkincisi, bir çözüm süreci partisi olarak İmralı müzakereleriyle kurulan HDP’nin yerini DEM Parti alırken, "Türkiyelileşme" siyasetinden vazgeçilerek "bölge partisi" kimliğine dönülmesi.
İki adım da şehit cenazelerindeki saldırılar eşliğinde gerçekleşirken, HÜDAPAR’a da bir misyon veriliyor. Kürtçülüğün yanına İslamcılığı koyan parti, "helal bölücülük" yaparak Cumhur İttifakı ile Kürtler arasındaki boşluğu dolduruyor. HÜDAPAR’ın bazen DEM Parti’den dahi radikal çıkışlarına AKP ve MHP’nin sessizliğinin sırrı işte burada. 1991 yılında vekil seçilemeyen Bahçeli ve Erdoğan, 1991 raporunu bu kez HÜDAPAR’a yazdırıyor!
Gürültünün ardındaki suskunluğu fark ettiğimizde, kulaklarımızla değil aklımızla duyduğumuzu da anlayacağız."