"Türbanlı hakim" polemiğinin sahibi Fikri Sağlar'dan açıklama geldi

"Türbanlı hakim" polemiğinin sahibi Fikri Sağlar'dan açıklama geldi
Dün akşam Halk TV'de Şirin Payzın'ın programına konuk olan Fikri Sağlar, "Türbanlı hakim" polemiğini gündeme taşımıştı. Sağlar, bu konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Bir kara propaganda makinesine dönüşen AKP tarafından bağlamından kopartılarak ve çarpıtılarak sosyal medyada bir linç kampanyasına dönüştürülmeye çalışıldığını ibretle izliyorum" dedi.

Dün akşam saatlerinde Fikri Sağlar, Şirin Payzın'ın programına katılmıştı. Programda söyledikleriyle gündeme oturan Sağlar, yapılan eleştirilere karşılık sosyal medya hesabından bir açıklamada bulundu. Sağlar, sözlerinin çarpıtıldığını belirtirken, "18 yıldır iktidarda olan AKP’nin, ülkemizi ekonomik çöküşe sürüklemiş, demokrasiyi, adaleti, özgürlükleri, yurttaşların can ve mal güvenliğini yok etmiş, 84 milyonun kaderini tek adamın insaf ve iradesine terk etmiş ve hiçbir soruna çare üretemeyen tükenmiş, rantçı ve baskıcı siyasetini ayakta tutabilmek için bu ucuz iftira, yalan ve karalama yöntemlerine başvurduğu artık halkımızca da bilinen ve kabul edilen bir gerçektir" dedi. 

BAŞÖRTÜSÜYLE TÜRBAN ARASINDA BÜYÜK FARK VAR

Sağlar, "'Türban, irticai faaliyetlerin, şeriat isteyenlerin üniformasıdır. Başörtüsü, yüzyıllar boyunca Anadolu’da bir geleneksel giysidir. Bununla arasında çok büyük fark var. Ben yargılandığım zaman türbanlı bir hakimin karşısına gittiğimde, benimle ilgili haklarımı koruyacağı ve adaleti yerine getirebileceği konusunda kuşkum var' şeklindeki ifadelerimin, inançları gereği başını örtenlere yönelik olmadığı açıktır. İfadelerimde görülebileceği gibi, türban ile başörtüsü arasındaki farkı net olarak ortaya koyuyor ve asıl olarak AKP’nin yargıyı militanlaştırmasını eleştiriyorum. Türban gibi simgeler, özellikle 19. yüzyıldan sonra emperyalizmin Ortadoğu’da nüfuz kurma amacıyla desteklediği ideolojik çevrelerce araçsallaştırılmıştır" dedi.

TÜRBAN İDEOLOJİK BİR SİMGEDİR

Sağlar, yaptığı açıklamada, "Laik Cumhuriyet’in kurucu değerlerini aşındırmayı ve İslam’ı siyasete alet ederek gerici ve otoriter bir yönetim kurmayı hedefleyen kesimlerin “sözde özgürlük sembolü” haline gelen türban, ne Kur-an’da, ne de İslami gelenekte yeri olmayan bir ideolojik simgedir. İlahiyat profesörü Bahriye Üçok, Kuran-ı Kerim’de türbanın var olmadığını dile getirmiş, bundan rahatsız olan malum kesimler tarafından menfur bir bombalı saldırıda öldürülmüştür. Bugün de türban ile ilgili kullandığım ifadelerime iktidar çevrelerinden gelen eleştiri ve hakaretler, aynı nefret söyleminin, faşist ve baskıcı anlayışın ürünüdür ve şahsımı hedef göstermeye yöneliktir. herhangi bir inancı aşağılamaya ya da küçük düşürmeye yönelik değil, türbanı kullanarak İslam dinini siyasal amaçlarına alet edenlere yöneliktir. Nitekim aynı programda başörtüsü ile ilgili yaptığım özgürlükçü değerlendirmelerim ortadadır" ifadelerine yer verdi. 

HABERE YORUM KAT

1 Yorum
Güncel