Uygur Türklerinin anlattıkları yürekleri dağladı, "Ben daha küçük bir çocuğum!"

Uygur Türklerinin anlattıkları yürekleri dağladı, "Ben daha küçük bir çocuğum!"

ANKA Haber Ajansı Doğu Türkistanlılara mikrofon yöneltti ve dertlerini dinledi. 10 gündür Çin'in İstanbul Başkonsolosluğu önünde bekleyen Uygur Türkleri, yaşadıklarını anlattı. 15 yaşındaki İmiran'ın feryatları ise yürekleri dağladı. İmiran ağlayarak, "Anne, babamı görmeyeli 3,5 sene oldu 2017'den sonra hiç haber alamadım. Ben daha küçük bir çocuğum anne, babamın yanında kalmaya hakkım var" dedi.

Çin'in Başkonsolosluğu önünde nöbet tutan Uygur Türkleri, ailelerine yapılan zulümlerin farkına varılması için eylem yaptılar. Eylemde bulunan 15 yaşındaki İmiran Nurmuhammed yaşadıklarını ağlaya ağlaya ANKA muhabirine anlattı. Nurmuhammed, "Anne, babamı görmeyeli 3,5 sene oldu 2017'den sonra hiç haber alamadım. Ben daha küçük bir çocuğum anne, babamın yanında kalmaya hakkım var. Türkiye Devleti'nden anne babamı buraya getirip insan gibi yaşamak istiyorum .Artık bu Çin zulmünü durdurulmasını istiyoruz" dedi. 

KARDEŞİMDEN HABER ALAMIYORUM

Eylemde bulanan Medine Nazimi adlı bir kadın da kardeşinden haber alamadığını belirtirken, "Lütfen bu çocuğu ve buradaki bütün insanların esi olun. Bu zulmün durması için çaba gösterin. bu kadar acımasız olmayın. 3 çocuğumla bir senedir Türkiye'de yaşıyorum. Kardeşim annemin rahatsızlanmasından dolayı memlekete gitti. Son zamanlarda Çin hükümetinin Türk kökenlilerine başlattığı bu toplama kampına 2017 sonlarında alındı, 2009 mayıs ayında serbest bırakılsa da .2019 12 Haziranda Türkiye'de okuduğu için bölücülükle suçlanarak tekrar tutuklanmış. O günden bu yana ben kardeşimden haber alamıyorum" dedi. 

YETKİLİLERE SESLENİYORUM

Nazimi, Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanlığına seslendi ve "Benim kardeşim daha çok genç, onun bir tane minik kızı var. Anne-kızın diğer tüm anneler gibi mutlulukla yaşamaya hakkı var. Diğer ülkeler kendi vatandaşlarını toplama kamplarından nasıl çekip aldıysa sizlerin de kız kardeşimi ve onun minik kızını oradan kurtarıp buraya getirmenizi ve onların burada insan gibi yaşamasını sağlamanızı talep ediyorum. Ve aynı zamanda şunu söylemek istiyorum; biz Uygur Türkleri şu anda yaşadığı bu zulüm gerçekten o kadar ağır ki insanlar 21’inci yüzyılda bunları dinlediğinde inanamıyorlar. Ama biz onları gerçekten yaşıyoruz. Bizim artık dayanacak gücümüz kalmadı. Buradaki tüm insanlar masum akrabalarından haber alabilmek için, onların hayatta kalıp kalamadıklarını öğrenebilmek için 10 gündür bekliyor" dedi. 

TÜRKİYE'DE OKUMAM SUÇ OLDU

Eylemdeki Uygur Türkü olan Cevlan Şirmehmet de yaşadığı zulmü anlattı. Türkiye'de üniversite okumasını suç olarak gören Çin hükümeti Şirmehmet'in ailesini de toplama kamplarına almış. Şirmehmet konuyla ilgili olarak, "2019’nun sonunda babam ile kardeşimi bırakıp annem Türkiye gelip oğlunun okulunu ziyaret etti diye hapse mahkûm ettiler. Bir annenin oğlunu ziyaret etmesi suç mu? Sadece benim başıma gelen bir şey değil tüm Uygurların başına gelen bir zulüm, acıdır bu. Şu anda 21’inci yüzyıldayız. Tüm dünyaya bağlanabilen telefon, bizim ailemize kapalıdır. Bu dünyanın bir lekesidir. Çin tüm dünyanın önünde bir soykırım yapıyor. Uygurları yok ediyor. Uygurları yok etmek demek Türk milletinin bir parçasını yok etmek demek. Biz buraya herhangi bir siyasi amaç gütmeye gelmedik. Biz 10 gündür buradayız. Buraya gelmemizin tek bir sebebi var Çin toplama kamplarında tutsak edilen sevdiklerimizin serbest bırakılması için buradayız" dedi. 

HABERE YORUM KAT

Güncel