Kimisi Taksim'e giriş parası aldı kimisi Mussolini'yi dolandırdı! Dolandırıcılığın kitabını yazan 5 Türk
Türkiye'de birbirinden ilginç dolandırıcılık olayları günümüzde de yaşanmaya devam ederken, geçmişten günümüze dolandırıcılığın kitabını yazmayı başaran birçok isim de oldu. Boğaziçi Köprüsü satabilen, Mussolini'yi dolandırabilen hatta milletvekili seçilip arka arkaya binlerce insanı mağdur edebileni bile var! İşte geçmişten bugüne dolandırıcılık denildiğinde akla ilk gelen 5 isim...
EYÜPLÜ HALİT

Tarihin en büyük dolandırıcıları arasında gelir. Asıl adı Halit Keskiner olan ünlü dolandırıcı, İstanbul'un işgal edildiği günlerde eski bir bina kiraladı. Bu binayı da karakola çevirdi. Kendisini komiser olarak tanıtan Keskiner, bölgedeki zengin Rumları karakola çağırarak onlara baskı yapmaya başladı. Evin odalarından birini nezarethaneye çeviren Keskiner, zengin Rumları hapse atarak para almayı hedefledi. Sonucunda da zenginlerden para almayı başardı. Bu numarayı kullanarak zengin Rumlardan paraları alan Keskiner, Türk ordusu şehre girmeden önce de karakol olarak kullandığı binayı terk etti. 1935 senesinde Sultanahmet Cezaevi'ne giren Eyüplü Halit, Mussolini'yi bile dolandırdı. Kasa hırsızı olarak bilinen İtalyan dolandırıcıyla yakınlaşan Keskiner, İtalyanca olarak Mussolini'ye bir mektup yolladı. Keskiner, "Ben sizi çok seven, fikirlerinizi çok takdir eden bir türküm. sizin savunduğunuz görüşleri Türkiye'de savunduğum için İstanbul'da hapis yatıyorum. yardıma muhtacım" şeklinde bir mektup yazdı. Mussolini de Keskiner'e yüklü miktarda para gönderdi. Böylece Mussolini'yi dolandıran ilk ve tek Türk unvanını da aldı.
SELÇUK PARSADAN

1952 ile 2006 yılları arasında yaşayan Selçuk Parsadan, Türkiye'de dünyanın parasını kazanmayı başardı. Süleyman Demirel'den Tansu Çiller'e kadar birçok siyasetçiyi dolandırdı. İlk olarak 16 yaşında paşalardan birinin ismini kullanıp Demirel'i dolandırdı. Ardından 2 Kasım 1995'te emekli orgeneral Necdet Öztorun'un sesini taklit ederek dönemin başbakanı Tansu Çiller'den Kemalistler Derneği için 5 buçuk milyar lira istedi. Para da devletin örtülü ödeneğinden karşılanınca büyük olay yaşandı. Bu olaydan sonra Parsadan, Altınoluk'ta 4 bin evde yapılan arama sonucunda yakalandı. 25 sene boyunca taklitle insanları dolandıran Parsadan, 2006 yılında omurilik kanserinden beş kuruş parasız öldü.
SÜLÜN OSMAN

1923-1984 yılları arasında yaşayan Osman Ziya Sülün, dolandırıcıların kralı olarak biliniyor. Kendisi Galata Kulesi, Eminönü meydanındaki saati, şehir hatları vapurlarını ve Boğaziçi Köprüsü'nü sattı. Yani sattığına inandırdı. Taksim'in girişine paspas koyup gelip geçenden para aldı. Hatta 1962 senesinde hapishanede "Alın teriyle yaşamak" isimli bir konferans bile verdi.
GÜNEY ZOBU

Türkiye'de "Raki" lakabıyla bilinen Güney Zobu, 1980'li yıllarda dolar taşımanın yasaklandığı günleri kazanç kapısına çevirdi. Amacı da kaçak yollarla dolar satacağını söyleyerek zenginleri dolandırmak oldu. Şık kıyafetler giyip elinden düşürmediği purosuyla, milyonerler ile otelde buluşarak ucuz dolar satma vaadinde bulunurdu. Çift giriş çıkışı olan otelleri tercih eden Zobu, paraları aldıktan sonra diğer çıkış kapısından çıkarak ortadan kaybolurdu. Yaşı ilerleyen ünlü dolandırıcı "emekli" oldu. Ancak kansere ve KOAH hastalığına yakalanınca hayatını kaybetti.
JET FADIL

Jet Fadıl lakabıyla bilinen Mehmet Fadıl Akgündüz, 1987 yılından itibaren binlerce insanı dolandırdı. İlk olarak 1987 yılında "Jet Sürücü Kursu"nu kurdu. Aynı sene Didim'deki otel inşaatı için 1987-1990 yılları arasında borç olarak aldığı ana para ve faiz toplamı 5.3 milyon liralık krediyi ödemedi. Ödemenin yapılmadığı Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nun TBMM KİT Komisyonu'nda raporuyla kanıtlandı. Ardından "Evsizlere ev" sloganıyla Jetkent sitesi için Almanya'daki gurbetçilerden 5 trilyona yakın para topladı. Erbakan döneminde Malezya'nın milli otomobili "Proton"un Türkiye dağıtımı Jet Fadıl'a verildi. Ancak şirketin ömrü uzun olmadı. Ödeme yapan 6 bin kişiye otomobiller teslim edilmedi. Dolandırıcılıklar burada da bitmedi. Sene 1998 olduğunda Jet Fadıl, "Jet-Pa Holding"i kurdu. Şirket, bünyesinde 10 farklı şirketi de barındırıyordu. Şirketlerin altısında ise hiç kimsenin çalışmadığı ortaya çıktı.
1999 yılında Jet Fadıl, "İmza" adlı yerli otomobili tanıttı. Avrupa'da yaşayan Türk vatandaşlarından para toplayan Jet Fadıl, araba için görkemli bir gece de düzenledi. Ünlü dolandırıcı "İmza"yı Cenevre Otomobil Fuarı'nda tanıttı. 2002 yılında Siirt ve Batman'daki "Jet-Pa Motors Otomobil Fabrikaları"nda üretileceği söylenen otomobil hiç üretilmedi.
Mehmet Fadıl Akgündüz hakkında dolandırıcılık suçunda 5 yıla kadar hapis istendi. Akgündüz 2000 yıllarının başında ülkeden ayrıldı. 2.5 sene boyunca yurtdışında yaşadıktan sonra 2002 seçimlerinde ülkeye dönen Akgündüz, Siirt'ten bağımsız milletvekili seçildi. Yüksek seçim kurulu seçimleri iptal edince vekilliği düşen Akgündüz, tutuklandı. Topladığı paraları ödeyemeyince 15 ay sonra serbest kaldı. 2011 senesinde Caprice Gold Bayrampaşa projesiyle 12 bin 20 bin kişiyi mağdur etti. 2014 yılında İstanbul'daki panolara "Maldivlerde Müslümanlar'ın özel adası oluyor" afişleri astırdı. Ardından var olmayan bir otel için satışlar yapmaya başlandı. 25 milyon 431 bin lira toplandı.
2015 seçimlerinde Jet Fadıl, Siirt'ten bir kez daha vekil olmaya çalıştı ama bu kez evdeki hesap çarşıya uymadı. Akgündüz, 21 Aralık 2015 yılında tutuklandı.