Peki siz hangisisiniz? Ailede kaçıncı sırada doğduğunuz kişiliğinizi etkiliyor!
Kişisel gelişim, çok zaman alan ve birçok faktörü içinde barındıran bir süreçtir. Kişiliğimiz, zamanla oluşurken, çevresel faktörlerin bu oluşumda ciddi şekilde payı vardır. Ailede kaçıncı sırada doğduğunuz bile kişiliğinizi direkt olarak etkiler. Şimdi bu durumun kişilikle ne alakası var diyebilirsiniz. Ancak gerçekten de doğum sıranız kişiliğinizi etkiliyor.
Çocuklar, aynı anne ve babaya sahip olabilir ama aynı şekilde yetişecekleri anlamına gelmez. Her çocuğun anne ve babasıyla olan iletişimi ve etkileşimi başkadır. Sizin doğum sıranız da kişiliğinizde farklı ilişkiler nedeniyle farklılık yaratıyor. İşte doğum sırasına göre kişilikler:
AİLEDE KAÇINCI SIRADA DOĞDUĞUNUZ KİŞİLİĞİNİZİ ETKİLİYOR
1- İLK ÇOCUK
İlk çocuk, küçüklüğünden itibaren yetişkinlerle daha iyi iletişim kurmaya başlar. Diğer çocuklara oranla daha tedbirli davranır. Daha endişeli ve her şeyi kontrol etme eğilimi içinde olurlar. İnsanlardan daha yetenekli olduklarına inanırlar. Ailenin ilk çocuğu genel olarak büyük hayallere sahiptir. Belli bir konuda uzman olmak onlar için çok önemlidir.
2- ORTANCA ÇOCUK
Ortanca çocuk çok da mükemmelliyetçi değildir. Aile içindeki yerini belirlemek için çalışır. Sosyal ilişkileri genellikle başarılıdır. Arkadaş çevreleri geniştir. Kolayca adapte olabilirler ve yaratıcıdırlar. Beceri konusunda ellerine kimse su dökemez.
3- EN KÜÇÜK ÇOCUK
En son doğan çocuk, tüm dikkatleri üzerine çeker. Ailenin en cana yakını ve herkesle arası en iyi olanıdır. İnsanların sempatisini kolaylıkla kazanabilirler. Çekici olmak onların doğasında vardır. Ailenin en küçüğü genellikle özgür ruhludur. Macerayı severler. Risk almaya ise bayılırlar. Doğum günleri, yıl dönümleri gibi özel günleri genelde unuturlar. Hayattan keyif almayı iyi bilirler.
4- TEK ÇOCUK
Ailedeki tek çocuk, dikkati üzerinde toplamayı sever. Rahatına çok düşkündür. Biraz bencil olabilirler. Yaptıkları her şeyin onaylanmasını talep ederler. Hayatta büyük başarılar elde etseler bile onlar için yeterli değildir.
KAYNAK: Haberciniz