Türkiye'de son 10 yılda intihardan ölen sayısı acı tabloyu ortaya koydu

Türkiye'de son 10 yılda intihardan ölen sayısı acı tabloyu ortaya koydu
Gazeteci Nevşin Mengü, DW Türkçe'de PSikiyatr Dr. Arzu Erkan Yüce'yi konuk etti ve Türkiye'de artan intihar vakalarını sordu.

Tüm dünyada depresyon, yalnızlık ve olumsuz durumlar git gide artıyor. Türkiye'de de aynı dünyada olduğu gibi bundan nasibini alıyor. Yaşanan ekonomik kriz, pandemi, adaletsizlik gibi konu başlıkları sebebiyle insanlar büyük umutsuzluklara sürükleniyor ve intihar oranları da git gide artıyor. Gazeteci Nevşin Mengü de bu artan intihar vakalarını ele aldı ve DW Türkçe'de sunduğu programa Psikiyatr Dr. Arzu Erkan Yüce'yi konuk alarak intihar konusuna değindi. 

TÜRKİYE'DE SON 10 YILDA 30 BİN İNSAN İNTİHAR ETTİ

Yüce, "Son 10 yılda yaklaşık olarak 30 bin insanın intihar sebebiyle öldüğünü biliyoruz. 2019 yılındaki rakam yıllık 3500, 2010 yılında da 2400. Oldukça fark var arada" ifadelerini kullandı ve  "İntihar olgularını tek bir gerekçeyle açıklamak mümkün değil. Bir takım genetik yatkınlıklar, sosyal nedenler ve psikolojik nedenler buna sebep olabiliyor. İntiharların büyük oranda psikolojik nedenlerden kaynaklanıyor. Pek çok risk faktörü var" dedi.

15-30 YAŞ ARASI KIRILGAN

Yüce, "15-30 yaş arasına bakıldığında kazara ölümden sonra ikinci sırada geliyor intihar nedenli ölümler. Bu bir halk sağlığı problemi. Medya ve sosyal medya kullanıcıları ve devlet politikaları da buna destek olmalı. 2019 verileri var elimizde TÜİK tarafından yayınlanan. İşsizlikten daha önce fiziksel hastalıkların eşlik ettiği durumlarda daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra romantik ilişkiler gibi gerekçelerden intihar yer alıyor. İntiharı açıklayan birçok sebep olabilir" dedi. 

BASIN ÇOK ÖNEMLİ BİR KONUMDA

Yüce, "Ailesinde intihar girişimi olan kişiler varsa bu kişilerin bir çözüm olarak intiharı seçme olasılığı artıyor. Pek çok faktörün bir arada etki olduğunu söylemek daha doğru olur. Özellikle sosyal medyanın etkisi çok oluyor insanların üzerinde. Basında şiddet haberlerinin veriliş biçiminin çok sayıda şiddet olayını belirlediğini görüyoruz. Bir cinayet işleme yöntemi detaylı olarak anlatıldığında dikkat ederseniz daha sonra işlenen cinayetlerde aynı yöntemler izlenmeye başlanıyor. Gençlerin kırılgan ve gelişmekte olan bir grup olduğunu unutmamak gerekiyor" dedi.

DOĞU VE GÜNEYDOĞU'DA DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR

Yüce, "İntihar girişimlerinin Doğu ve Güneydoğu'da daha fazla görüldüğünü biliyoruz. Bazı aileler var ki o ailede olmamak daha koruyucu olabilir. Destekleyici, geliştirici, kabullenici, farklılıklara saygı duyan, eşitlikçi yaklaşım olan aileler daha koruyucu olabilir" ifadelerini kullandı. 

DİZİLER ÖRSELEYİCİ OLABİLİR

Yüce, "Bunlar bizim ülkemiz için yeni olduğu için yapılan terapi görüşmelerinin genel geçer uygulamalar olduğu sanıldı. Pek çok uygulama o şekilde değil. Dizilerde senaryolaştırılmış kurgular onlar. Terapiler ile kişileri buluşturan, belki de daha konuşulabilir olan bir tarafı olsa da negatif tarafları da olabilir. Orada gerçek yaşam öykülerinden aktarıldığını duymuştum. Ama bu örseleyici olabilir. 'Ben bir gün bir terapiste gideceğim 3 gün sonra bir romanda mı karakter olacağım?' endişeler olabiliyor. Etik açısından dikkat edilerek, kamu yararı varsa o şekilde yapılmalı. Tüm sosyal medya kullanıcılarının rolü var. Önlemek için herkesin bir rolü var. Neyin niçin paylaşıldığına dikkat etmek gerekiyor" dedi.

KAYNAK: Haberciniz

HABERE YORUM KAT

Yaşam